İzmir
+90 539 865 60 42
logo

YAŞLILARA BAKIM HİZMETİ VERENLERİN YAŞADIĞI SORUNLAR
BARTIN İLİ ÖRNEĞİ

10

Dünya çok hızlı bir değişim sürecinden geçmektedir. Gün geçtikçe artmakta olan yaşlı nüfusu pek çok sorunu da beraberinde getirmektedir. Dünya nüfusunun 2016 yılında %8.7’sini yaşlı nüfus oluşturduğu, Türkiye ise 167 dünya ülkesi arasında 66. sırada yer almıştır. Artan yaşlı nüfus oranıyla birlikte yaşlı bireylerin bakımının sağlanması sorunu ile karşılaşılmaktadır. Yaşlı bakımı çok kapsamlı ve pahalı bir hizmettir (WHO, 1984; WHO, 1989; BİLGİLİ, 2000). Bakım veren aileleri ekonomik olarak etkilediği gibi birçok farklı yönden etkilediği belirtilmektedir.


Bu durum bakım hizmetlerinde yaşanan sorunların çözümü yönünde profesyonel desteğe olan ihtiyacı ortaya çıkarmıştır. Üniversitelerde açılan yaşlıı bakım ve hasta bakım programlarının istihdamı yönünde yaşanılan sıkıntılar bu alanda yaşanan önemli sorunların devam ettiğini göstermiştir. Bu çalışma bakıma muhtaç yaşlılara formal ve informal alanda bakım hizmeti sunan kadınların yaşadığı sorunları ve nasıl etkilediğini belirlemek amacı ile yapılmıştır. Araştırma, Bartın ilinde ikamet eden evde veya kurumda bakım hizmeti veren 23 kadın gönüllü oluşturulmuştur. Araştırma yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılarak yapılmıştır. Rastgele ve kartopu tekniğiyle örneklemimiz oluşturulmuştur. Katılımcılar gönüllülük esasıyla araştırmaya dahil edilmiştir. Toplam 5 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış soru formu uygulanmıştır.

Yunanistan ve İtalya’da, formal bakım hizmetleri oldukça az olması sebebiyle sorunlar yaşanmaktadır. Gelir düzeyi yüksek aileler Orta ve Doğu Avrupa kökenli göçmen kadınları çalıştırılmaktadır . Türkiye’de ailede bakıma muhtaçlık problemi ortaya çıktığında kadınların bu görevden kaçmasının mümkün olamayacağını belirtilmiştir. 2002 verilerine göre Yaşı 20-59 arasında 18.4 milyon olan kadının %86.4’ü çalışmamaktadır. Evde bakım hizmeti verenlerin yaptığı işin “ev iş” olarak görülmektedir . Bakım sektörünün profesyonelleşmesi sürecinde yaşlı bakımına olan bakış açısının yeniden değerlendirilmesi gerektiği düşüncesini desteklemektedir.

Türkiye’de bakıma muhtaçlık sorunu gelecekte önemli bir sorun ile karşılaşılacağı belirtilmektedir. Tufan, çalışmasında 3 yıldan daha uzun süredir bakıma muhtaç durumundaki yaşlıların %34’ü 60-69 yaşları arasındaki bireylerden meydana geldiğini ve dolayısıyla birçoğu 60 yaşına basmadan bakıma muhtaç hale gelmiştir. Üç yıldan yıldan daha uzun süreden beri bakıma muhtaç durumundaki yaşlıların %25’i 80 yaşında veya daha fazladır. Bakıma muhtaçlığın ileri yaşlara erişmeyi önleyemediği ve gelecekte bakıma muhtaç yaşlılar arasında ileri yaşta olan bireylerle karşılaşacağı öngörülmüştür. Artan bakıma muhtaç popülasyonun ile birlikte bakım veren kişilere olan ihtiyaçta artacaktır. Çalışma bu kapsamda düşünüldüğünde bakım konusunda önemli bir noktada yer almaktadır.

Bakım veren bireylerin demografik özellikleri incelendiğinde ortalama yaşlarının 50 yaşın üzerinde olduğu ve görüşme yapılan kişilerde 40 yaş ve altında 2 kişinin, 41-49 yaş arasında 5 kişi, 50-59 yaş arasında 12 kişi ve 60 yaş ve üzerinde 4 kişinin formal ve informal alanda yaşlılara bakım hizmeti vermektedir. Medeni durumlarına bakıldığında 17 kişinin evli olduğu ve 6 kişiden 3 kişinin bekar ve 3 kişinin dul olduğu görülmüştür. Ortalama bakım verme süreleri yaklaşık 9 yıl iken 1 yılın altında bakım hizmeti verenlerin sayısı 4 kişi, 1-5 yıl arasında 6 kişi, 6-10 yıl arasında 4 kişi, 11 yıl ve üzerinde 9 kişiden oluşmaktadır. Katılımcıların eğitim seviyesinin yoğun olarak ilkokul, ortaokul ve üniversite düzeyinde yer aldıkları görülmüştür.

Araştırmanın bulguları yaşlıların bakıma esnasında yaşanan sorunlar, bakım veren olarak ruhsal, fiziksel, manevi ve sosyo-kültürel olarak nasıl etkilediğini, bakım verenler olarak ne tür destek hizmetlerine ihtiyaçlarının olduğu ve sorunlara karşı baş etme yöntemlerinin nasıl olduğu soru başlıkları içerisinde bulgular değerlendirilmiştir.
Araştırmanın sonuçlarına göre bakım veren kadınların bakımı esnasında yaşadığı sorunların başında iletişim sorunu, özbakım ihtiyaçlarının giderilmesi, bakımı yalnız gerçekleştirmesi, yaşlı bireyin Alzheimer olması, özel hayatının kaybolduğu, yaşam alanlarının yetersizliği ve maddi-manevi sorunlar yaşadıklarını ifade etmiştir.
Bakım veren kadınları ruhsal olarak da etkilediğini yapılan görüşmelerde 6 kadının ağır travmalar yaşadıkları ve antidepresan ilaçlarını kullanmaya başlamıştır. Diğer bakım veren kadınların birçoğunda çöktüklerini, uykusuzluk, yorgunluk, yetememezlik, agresiflik, zorunluluk içerisinde olduğunu ve süreç ile birlikte alıştıklarını ifade etmiştir.
Yaşlılara bakım hizmeti veren kadınlarda fiziksel olarak önemli sorunlarının yaşanmasına neden olmuştur. Görüşme yapılan kadınlardan 6’sında ortopedik (bel, boyu ve kas yırtığı gibi) şikayetlerin geliştiği ve 9 kadında ise ağrı, uykusuzluk ve rahatsızlık verici düzeyde etki ettiğini ifade etmiştir.

Yaşlılarına bakım hizmeti vermekte olan kadınların manevi durumuna etki etmediği gibi, olumlu ve olumsuz yönde etki gösterdiği görülmüştür. Manevi olarak bakım veren kadınlar üzerinde farklı etkiler yarattığı bazılarında çöküntü yaratırken, bazılarında maneviyatlarının arttığını ifade ediyor; bazılarında artan endişe, olumsuzluk, vicdan ve şiddet ön plana çıktığı ifade edilmiştir.

Yaşlılarının bakımı esnasında kadın bakım verenlerin sosyo-kültürel olarak birçok yönden etkilediği görülmüştür. Ancak bakım verirken birden fazla kişi ile ortak olarak bakım desteği sunanların sosyal ve kültürel birçok faaliyete katılabildiklerini ifade edilmiştir. Bakımı verme sürecinde yalnız olan kadın bakıcılarda sosyal yaşamında kayıplar, kültürel faaliyetlere katılamadığı, zevk aldığı birçok etkinlikten uzaklaştığı, asosyal bir yaşamın gelişmesi, ailenin diğer üyelerine gerekli zamanı ayıramaması, bağımlı yaşam yaşadıklarını, yalnız olarak bakım verdikleri süre içerisinde panik ve korku durumunun geliştiğini ifade ettikleri görülmüştür.
Bartın’da ikamet eden formal ve informal alanda bakım hizmeti sunan kadınların sorunları değerlendirilmiştir. Bakım veren kadınların yaşadıkları sorunlara karşı başetme durumları oldukça farklılık göstermektedir. Kadınların başetme sürecinde sabır ettikleri, çözüm üreterek destek olmaya, kabullenmeye, doğru bir iletişim kurmaya, polyanacılık yapabiliyor, ailenin diğer üyelerinden destek almaya, kendini kısıtlayarak, alıştıklarına ve kendini motive ederek tüm sorunlara karşı başetmeye çalışmaktadır.

Bakım veren kadınların sorunlarına çözüm önerilerimiz şu şekildedir;

  • Eğitim modülleri geliştirerek bakım veren kadınların hastalıklara karşı farkındalıklarının arttırılması
  • Gündüz bakım hizmetlerinin geliştirilmesi
  • Mobil destek hizmetlerinin verilmesi
  • Bakım veren ailelere kırsal ve kentsel alanlarda eşit oranda hizmet erişimlerinin geliştirilmesi
  • Türkiye’de yaşlılara bakım hizmeti sunan kişilerin sahip oldukları haklar konusunda bilinçlendirmek.

Araştırmada formal ve informal alanlarda bakım hizmeti veren kadınların sorunları ortaya konulmuştur. Ancak cinsiyete, formal ve informal alanlarda daha geniş bir örneklem ile araştırmanın yapılmasını gerekmektedir. Aynı zamanda ailenin diğer üyelerinden olan çocuklarla görüşmelerin yapılmasının ve bu yönde kuşaklararası ilişkilerin değerlendirilmesi önerilmektedir.